Explore the latest books of this year!
Bookbot

Kalbim Kudüs'te Kaldı: Yüz Yıllık Ayrılığın Romanı - 35. Baskı

Save

Parameters

  • 576 pages
  • 21 hours of reading

More about the book

Yüz yıl önce bugün, Kudüs, Gazze ve Filistin, Miracın beldesi ve ilk kıblegâh olarak tarihe tanıklık ediyordu. Birinci Dünya Savaşı’nın en az bilinen cephesinde, Kudüs’ün düşüşü ve Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşü yaşanıyordu. Yedi asırlık devlet, İngiliz, Rus ve Fransız baskısı altında can çekişirken, dost olarak bilinen Alman ve Avusturya'nın ihanetleriyle içten içe çürüyordu. Bedevi aşiretlerin, Lawrence’ın süslü vaatlerine kapılarak başlattığı isyanlar da durumu daha da karmaşık hale getiriyordu. Tabip Subay Faruk Hikmet, devletin son çırpınışlarına tanıklık ederken şehadette kurtuluş arıyordu. Kudüs’e gelen Rachel Weizmann, kendi gerçeğini Meryem Anne’de bulmaya çalışıyordu. Filistin’e akan er kişiler ve Basel’den Viyana’ya savrulan kadınlar, Kudüs’te Anneler Annesi ile buluşuyordu. Dönemin Mevlevî postnişinin subayı ve Kuşçu Baba gibi karakterler, kendi gerçekliklerini arayan iki hakikat talibiydi. Aşıkların birbirine bağlanması, bu topraklarda mıknatısın iki ucu gibi bir araya gelmelerini simgeliyor. Nikâh ile birbirlerine bağlanan sevgililer "Zevc" ve "Zevce" olarak anılırken, aralarındaki çekim "Zevciyat" olarak tanımlanıyordu.

Book purchase

Kalbim Kudüs'te Kaldı: Yüz Yıllık Ayrılığın Romanı - 35. Baskı, Ahmet Turgut

Language
Released
2024
Binding
(Paperback),
Book condition
Good
Price
€16.59

Payment methods

No one has rated yet.Add rating

Title
Kalbim Kudüs'te Kaldı: Yüz Yıllık Ayrılığın Romanı - 35. Baskı
Language
Turkish
Released
2024
Format
Paperback
Pages
576
ISBN10
9752448011
ISBN13
9789752448018
Series
Description
Yüz yıl önce bugün, Kudüs, Gazze ve Filistin, Miracın beldesi ve ilk kıblegâh olarak tarihe tanıklık ediyordu. Birinci Dünya Savaşı’nın en az bilinen cephesinde, Kudüs’ün düşüşü ve Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşü yaşanıyordu. Yedi asırlık devlet, İngiliz, Rus ve Fransız baskısı altında can çekişirken, dost olarak bilinen Alman ve Avusturya'nın ihanetleriyle içten içe çürüyordu. Bedevi aşiretlerin, Lawrence’ın süslü vaatlerine kapılarak başlattığı isyanlar da durumu daha da karmaşık hale getiriyordu. Tabip Subay Faruk Hikmet, devletin son çırpınışlarına tanıklık ederken şehadette kurtuluş arıyordu. Kudüs’e gelen Rachel Weizmann, kendi gerçeğini Meryem Anne’de bulmaya çalışıyordu. Filistin’e akan er kişiler ve Basel’den Viyana’ya savrulan kadınlar, Kudüs’te Anneler Annesi ile buluşuyordu. Dönemin Mevlevî postnişinin subayı ve Kuşçu Baba gibi karakterler, kendi gerçekliklerini arayan iki hakikat talibiydi. Aşıkların birbirine bağlanması, bu topraklarda mıknatısın iki ucu gibi bir araya gelmelerini simgeliyor. Nikâh ile birbirlerine bağlanan sevgililer "Zevc" ve "Zevce" olarak anılırken, aralarındaki çekim "Zevciyat" olarak tanımlanıyordu.