İlber Ortaylı is a leading Turkish historian whose work delves into Ottoman and Russian history, with a particular focus on cities and the history of public administration. His scholarship offers profound insights into diplomatic, cultural, and intellectual history. Drawing from a rich personal background and extensive academic training, Ortaylı provides a distinctive perspective on historical transformations. His writing style is both accessible and rigorous, illuminating the complexities of historical processes for the reader.
"What was the significance of the Ottoman Empire? What kind of lives did people live? What does the Ottoman Empire mean to us today? Discovering the Ottomans reflects on the life, legacy, and relevance of the Ottomans."--Publisher's website.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk kitabı, evvela imparatorluğu dirilten nesil olan 1880'liler kuşağı, Balkan coğrafyası ve Mustafa Kemal'in aile kökeni ile başlıyor. Akabinde Atatürk'ün askeri eğitimi, Manastır yılları, Milliyetçilikler Dönemi, İttihat ve Terakki, II. Abdülhamid, Enver Paşa, Ziya Gökalp, Trablusgarb, Balkan Savaşları ve Sofya yıllarıyla devam ediyor. Ordumuzun İtilaf devletleriyle sekiz cephede mücadele ettiği Birinci Dünya Savaşı, kutlu zaferlerimiz Çanakkale ve Kutü'l Amâre, Mondros, son padişah Vahideddin, bir milletin ve ülkenin ölüm fermanı olan Sevr... Tüm detaylarıyla Milli Mücadele dönemi, 23 Nisan 1920 ve sonrasında muhalefete rağmen verilen Kurtuluş Savaşı, İnönü Muharebeleri, Lozan Konferansı, Büyük Taarruz ve Cumhuriyet'e giden yol... Saltanat ve hilafet tartışmaları, Lozan, On İki Ada, mübadele, Osmanlı'dan kalan borçlar, Musul ve yakın tarihin en önemli meselesi olan inkılablar... Son olarak kişisel özellikleriyle, dünyada, anılarda, hafızalarda kalan izleriyle Reis-i Cumhur Atatürk... İlber Ortaylı bu ilk biyografisinde yaşamının tüm yönleriyle büyük lider Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü anlatıyor. Türk tarihçiliğine hiç unutulmayacak ve sürekli başvurulacak bir rehber kitap daha kazandırıyor...
Prof. Dr. Ilber Ortayli führt den Leser von leichter Hand und in verständlicher Sprache in die märchenhaft und exotisch wirkende Welt der türkischen Sultane - die gar nicht so märchenhaft war. Die türkischen Sultane haben nicht nur ein Weltreich erobert und regiert, die Geschicke Europa beeinflusst und Schrecken verbreitet, sie haben auch eine erstaunliche Hochkultur geschaffen, Kunst und Literatur gefördert, und schließlich sich und das Land für Europa geöffnet. Der Autor gibt Einblicke in die Herrschaftsstruktur, in die historischen Phasen und in die Mentalität bedeutender Sultane, zeichnet den Weg der Öffnung nach Westen nach und schafft Verständnis für Ereignisse und Zusammenhänge, die bisher selten objektiv betrachtet wurden.
Daha anlamlı yaşamak için İlber Ortaylı’dan tavsiyeler… ?Cesur olun. Kendinizi rahat hissettiğiniz alanın dışında pencereler açın. Farklı dünyalarla ancak böyle tanışırsınız. Ben hep yerimde dursaydım, dünyamı değiştirecek insanları aramasaydım, bugün tanıdığınız ben olmazdım. Bir insanın bittiği an, miskinliğe esir olduğu andır. İnsan, konforundan vazgeçmeyi göze almalıdır. Kendi dünyasını yerinden kendisi oynatmalıdır.? - İlber Ortaylı.
Dünya, seyyahlann dilinde ve gözünde büyür, genişler, çoğalır. Seyahatnameler, bizi zamanın derinliklerine, tarihin katmanlarına ulaştınr.İlber Ortaylı Seyahatnamesi, tarihçimizin seyyah kişiliğiyle İsfahan'dan Venedik'e, Kudüs'ten Kınm'a, Tokyo'dan Yemen'e geniş bir coğrafyada seyahate çıkarıyor.Onun adımlanna eşlik ederken, Eski Dünya düzeninin ülke ve şehirlerinin büyülü zamanlanna gidiyor ve geçmişimizle yeniden usulca buluşuyoruz.Osmanlı Diyarlanndaki izlenimleri ise imparatorluk topraklanna bizi daha da aşina kılıyor.Keskin gözlemleri, nesnel tespitleriyle de bugünün dünyasını daha doğru anlama imkanı veriyor.
“Osmanlı İmparatorluğu tarihin gerçek anlamdaki son üniversal, yani beynelmilel, cihanşümul imparatorluğudur. Akdeniz havzasındaki üç tarihî imparatorluktan birini kuranların torunları ve çocuklarıyız. Osmanlı’nın tarihini, kimliğini bilmek ve anlamak kolay değil; bütün etrafımızı, yani yeryüzünün en esaslı uygarlıklarını tanımamız, incelememiz, Osmanlı’nın kurumlarını, anlayışını, olaylara bakışını bilmemiz lazım. Osmanlı’yı tanıdıkça, araştırdıkça, okudukça kendimdaha çok sevecek ve tarihimize daha çok ısınacağız.Şüphesiz elinizdeki bu kitap da bu konuda okura yardımcı olma ve Osmanlı’ya dair yeni ufuklar açma iddiasındadır.”İlber OrtaylıGeçmişten geleceğe tarihî gelişmelere ışık tutarken, tarihin bıraktığı izleri irdeleyen İlber Ortaylı Osmanlı’yı keşfetmeye devam ediyor. Ortaylı, bu sefer okuru Osmanlı’yı “son imparatorluk” yapan yönetim şekli, devletlerle olan ilişkileri, farklı kültürlere, dinlere yaklaşımı ve kurumlarıyla kısacası kendine özgü kimliğiyle keşfetmeye davet ediyor.
Koca bir kavmin binlerce kilometreyi üç asır içinde geçtiğini düşünün… Türkler, göçebe bir kavimken Ortadoğu'nun güçlü uygarlıklarından birini tesis etti ve bu süreçte dünyayı değiştirdi. Bu eser, Türklerin kökeni ve menşei tartışmalarıyla başlar; Orta Asya'dan Anadolu'ya göç ederek bölgeyi Türkleştirmeleri ve inşa ettikleri kültürün temellerini ele alır. Türklerin adının kökeni ve "Türkiye" ifadesinin ne zaman kullanılmaya başlandığı konuları detaylı bir şekilde incelenir. Anadolu'nun tarihi, kazanılan savaşlar, geri çekilmeler ve toprak kayıplarıyla şekillenir. Türkiye'nin Malazgirt Savaşı'ndan Bosna'nın fethine kadar Avrupa'daki rolü ve önemi de vurgulanır. Oğuzlardan Kıpçaklara, Peçeneklerden Selçuklulara ve Osmanlı İmparatorluğu'na kadar uzanan tarih, yalnızca Türklerin değil, Ruslar, Memluklular, Karakoyunlular, Gazneliler, Safeviler, Çinliler, Hintler ve Arapların da tarihini kapsar. Türklerin, yüzyıllar boyunca aynı coğrafyayı paylaşan uygarlıklar üzerindeki etkisi ve Doğu ile Batı kültürleri arasındaki köprü rolü mercek altına alınır. Orta Asya'nın bozkırlarından Avrupa'nın kapılarına uzanan bu eser, her yaştan okurun ilgisini çekecek bir başucu kitabıdır.
"Türkiye’nin yüzyıllar önce açılan tarih defteri henüz kapanmamıştır ve sık sık da görüyorsunuz ki bu defter kapanmaz. Onun için tarih bilmek; nereden geldiğinizi, nasıl yurt edindiğinizi öğrenmek zorundasınız. Tarihini bilmeyen, hafızası olmayan toplumların nerelere gideceğinin, sürükleneceğinin, dahası neler yapabileceğinin hesabı olmaz.” -İlber Ortaylı- 14. ve 17. yüzyılları arasında Hindistan’dan Viyana kapılarına kadar muazzam büyüklükte bir coğrafyaya hükmettiler... Orta Asya, Kafkasya, Ortadoğu ve Avrupa’nın tarihini şekillendirdiler. Uyguladıkları askerî taktiklerle imkânsız görülen pek çok savaştan zaferle çıktılar... Hangi kıtada olursa olsun adalet esasıyla yönettiler... Sorunlarını çözemeyen Avrupa devletlerine fikirleriyle ilham verdiler... Mimarîden musikiye, edebiyattan tıbba kadar yeryüzünün her coğrafyasında kalıcı bir iz bıraktılar. Birçok devlet kurdular: Timurlular, Altın Orda, Memluklar, Osmanlılar... Efsane hükümdarlara sahip oldular: Emir Timur, Fatih Sultan Mehmed, Sultan Baybars, Kanuni Sultan Süleyman, Babür Şah... İlber Ortaylı, Asya’nın bozkırlarından Avrupa’nın içlerine kadar ilerleyen, dünya tarihinde zirveye taht kuran Türklerin muhteşem yıllarını anlatıyor… Türklerin Altın Çağı, İlber Ortaylı'nın satırları arasında dolaşmak isteyen her yaştan okuyucunun zevkle okuyacağı bir başucu kitabı...