Parameters
- 287 pages
- 11 hours of reading
More about the book
Bu kitapta bir 'yeraltı insanını' iş başında bulacaksınız, sondaj yapan, kazan, gömen birisini. Havasızlık ve karanlığın yaratacağı uzun süreli her sıkıntıya pek fazla aldırış etmeden, onun ne kadar yavaş, dikkatli ve ödün vermez bir inatçılıkla ilerlediğini göreceksiniz, elbette eğer böyle bir derinlik çalışmasını görebilecek gözleriniz varsa; bu belirsiz işinde bile onun mutlu olduğunu söyleyebilirsiniz. Sanki kendisine bir inanç yol gösteriyor, bir teselli onu avutuyor gibi değil mi? Belki de kendi uzun karanlığını istiyor, kendi anlaşılmazlığını, gizliliğini, gizemliliğini, çünkü o ne elde edeceğini biliyor: kendi sabahını, kendi kurtuluşunu, kendi tan kızıllığını?.. Hiç kuşku yok, geri dönecektir: ona aşağıda ne işi olduğunu sormayın, bu sözde Trophonios ve yeraltı insanı, yeniden "insan olunca", size kendisi anlatacaktır. İnsanın onun gibi uzun süre köstebek olarak yaşayıp, yalnız kalınca, susma yetisini tümüyle kaybeder...
Book purchase
Bütün Yapıtları - 4: Tan Kızıllığı, Friedrich Nietzsche, Özden Saatçi-Karadana
- Language
- Released
- 2003
- product-detail.submit-box.info.binding
- (Paperback),
- Book condition
- Damaged
- Price
- €18.01
Payment methods
No one has rated yet.
- Title
- Bütün Yapıtları - 4: Tan Kızıllığı
- Subtitle
- Ahlaksal Önyargılar Üzerine Düşünceler
- Language
- Turkish
- Publisher
- Say Yayinlari
- Released
- 2003
- Format
- Paperback
- Pages
- 287
- ISBN10
- 975468443X
- ISBN13
- 9789754684438
- Series
- Tags
- Non-Fiction, Fiction, Social Sciences, Philosophical Topics, Philosophy, Psychology, Classics, German Literature, 19th century
- Description
- Bu kitapta bir 'yeraltı insanını' iş başında bulacaksınız, sondaj yapan, kazan, gömen birisini. Havasızlık ve karanlığın yaratacağı uzun süreli her sıkıntıya pek fazla aldırış etmeden, onun ne kadar yavaş, dikkatli ve ödün vermez bir inatçılıkla ilerlediğini göreceksiniz, elbette eğer böyle bir derinlik çalışmasını görebilecek gözleriniz varsa; bu belirsiz işinde bile onun mutlu olduğunu söyleyebilirsiniz. Sanki kendisine bir inanç yol gösteriyor, bir teselli onu avutuyor gibi değil mi? Belki de kendi uzun karanlığını istiyor, kendi anlaşılmazlığını, gizliliğini, gizemliliğini, çünkü o ne elde edeceğini biliyor: kendi sabahını, kendi kurtuluşunu, kendi tan kızıllığını?.. Hiç kuşku yok, geri dönecektir: ona aşağıda ne işi olduğunu sormayın, bu sözde Trophonios ve yeraltı insanı, yeniden "insan olunca", size kendisi anlatacaktır. İnsanın onun gibi uzun süre köstebek olarak yaşayıp, yalnız kalınca, susma yetisini tümüyle kaybeder...




