"Kâdiriyim, Hesenîyim, Kâdir'in Abdülkâdir'iyim Muhyiddin diye tescil edilmiş namı, Hüdâ'nın fakîriyim."Kelam onu anlatmakta aczi yaşadı. İdrak onu anlamakta zorlandı. Sultanü'l-evliya idi. Evliyanın kibrit-i ahmeriydi. İsa sırrının taşıyıcısı Kün Sultan'dı. Allah Resulünün sevgilisiydi. Yerde iken Arş-ı Azamı ve İsrafil'in azametini temaşa edendi. Müritlerinin ateşte yanmaması için Allah'tan söz alan tek evliya Sultan-ı Naz'dı. Nuriye Çeleğen, kelamın kalbe hissettirme duası ile asırların bu büyük feyiz kasesi kalbi öyküledi. Nasıl tüm asırlara feyiz sakisi olmuş, asırlar onun kalp bahrinden su içmişti? Sırr-ı künle ölmüş kalpler ve cesetler nasıl dirilmişti? Sırr-ı Adem'in sultanı olmak ve eşya ile kelama durmak ne demekti? Bilumum kalpleri içine alan o külli zikre asırlar nasıl ses vermişti?"Ya Hayy!"
Nuriye Celegen Book order (chronological)



Ask-i Sükun
- 216 pages
- 8 hours of reading
Say ettim; yalnizlikta, acizlikte, caresizlikte… Say ettim; tevekkulde, teslimiyette, rizada... Say ettim; nefiste… kalpte… ruhta… askta… sukûnda… Nefisten kalbe, kalpten nefse say ettim… Doktum tum cakil taslarimi… Gozyaslarimin verdigi serinlik ruhumu biraz ferahlatmisti. Tum cesaretimi toplayip bakislarimi yavrumun oldugu yere dogru uzattim. O da ne? Gozlerime inanamadim. Kupkuru colun ortasinda bir ananin gozyaslari rahmet, kanayan yuregi kaynak olmustu. Bu su, kizgin colde anayi temsil eder gibi akacak, kiyamete kadar gozyaslarimla bereket bulacakti. Nuriye Celegen, Ask-i Sukûn'da, Hazreti Hacer'in, teslimiyet ve tevekkulden orulmus, yalnizligin en koyusundan gecip hepimize analik eden sefkatiyle bereketlenen buyuk yolculugunu anlatiyor. Her kadin Hacer'dir, fark yuruyustedir… (Tanitim Bulteninden)