Explore the latest books of this year!
Bookbot

Ekmel Ali Okur

    Aklını Şeyhinin İpine Asanlar
    Böyle Bırakıp Gitme Beni
    • Böyle Bırakıp Gitme Beni

      Issızlığın Darağacında

      • 256 pages
      • 9 hours of reading

      Paperback. 13,50 / 21,00 cm. In Turkish. 256 p. Bilenler bilirler ki sevgi denen sözcük, bütün dogruluklarin, iyiliklerin ve güzelliklerin biricik anasidir. Bir baska deyisle sevgi; özgürlügün, adaletin ve barisin en temel yakitidir. Gücüdür. Isigidir. Iste bu romanda sevginin, sevmenin nelere kadir olduguna, doganin dile gelip dillenerek nasil bir ask çigligina dönüstügüne, siradan diye görüp geçtigimiz insanlarin da nasil sira disi bir sevgi yasadiklarina tanik olacagiz. Sözün özü; bu roman evrensel, özgün, bilgelik dolu, keyif dolu, lirik bir edebî yolculuga davettir. Zihinlere giydirilen o kadim ve modern örtülere, bir tür baskaldiridir. "Böyle Birakip Gitme Beni" romani, hepimizin içindeki o iyi ve kötünün, güzel ve çirkinin, dogru ve yanlisin sorgulanmasidir. Bu roman, edebî bir dille sunulan bir tür bilgelik sofrasi; yani evrensel, özgür ve özgün bir akla yeni, yepyeni, siirsel bir yolculuktur.

      Böyle Bırakıp Gitme Beni
    • Aklını Şeyhinin İpine Asanlar

      • 360 pages
      • 13 hours of reading

      HUZUR için, yani kendimle ve çevremle daha bir barış/esenlik içre yaşamak için, bir tarikatın üyesi oldum. Ne ki umduğumu bulamadım. Bu kurum üzerine yazılan hemen her türlü kitabı okudum. Yüreğimdeki ve beynimdeki sorulara yanıt bulamadım. Sonra, tarih içindeki seyrini izledim. Anladım ki tarikat Kur'an'dan aldığı kimi ödünç kavramlarla ayrı apayrı bir dindi. Bugün, halkların bir çoğunun inanıp yaşadığı bu din, maalesef Kur'anla örtüşmüyodu. Daha çok Emevi Saltanatında, ete kemiğe bürünüp İslam diye dayatılan, o günden bu yana başka dinlerden de etkilenen bir anlayıştı.Bu uydurma dinlerde, semtlerde şeyhler, ülke bazında da sultan buyurgandı. Halklarda bunların etrafında birer uyduydu. Bu uydu kişiliklerin kendilerine özgü bir görüşleri, bir hayatları yoktu. Bu anlamda bu tarikat şeyhleri, birer büyücü, birer kişilik kıyıcılarıydı. Burada ve ötede huzuru yani cenneti arayan müritler, RABITA denilen akitle, yani özgür iradeleriyle iradelerini şeyhlerine devrederek kendileri olmaktan vazgeçiyorlardı. Artık, müridin kendine özgü bir hayatı yoktu. Oysa, her insan, kendini bilmekle,Yani kendi olmakla, Yani kendi hayatlarını, kendileri yaşamakla, ONURLUYDULAR ! İşte, bu ROMAN, Yanlış seçim yapanlara karşı bir UYARI, bir ŞİFADIR.Henüz bu büyücülerin ağlarına takılmayanlara karşı da, En güzel, en koruyucu bir tür BİLGELİK AŞISIDIR.

      Aklını Şeyhinin İpine Asanlar