Explore the latest books of this year!
Bookbot

Kahraman Tazeoglu

    This author delves into profound emotional landscapes, characterized by a keen sense of poetic expression and a piercing insight into the human condition. His work often explores themes of love, loss, and the search for meaning in everyday life, rendered with a sensitive and lyrical style. Through his verse and prose, he invites readers on a journey of introspection, where ordinary moments transform into deep reflections on existence. His unique voice resonates with an authenticity that encourages readers to contemplate their own lives and emotions.

    Bukre Kalp
    Eyvallah
    Yalnizim Cünkü Sen Varsin
    Simru
    Yaralı. Bazı Yaralar Sardıkça Kanar
    Söz
    • Söz

      • 204 pages
      • 8 hours of reading

      Altını çize çize okuduğunuz kitaplar vardır. Çok sayfalı kalın kitaplardır bazen bunlar. Günler, haftalar, hatta aylar sürer okuyup bitirmek. Bitirdiğinizde belki size hiçbir şey vermez o kitaplar ve harcadığınız zamana üzülürsünüz… Ama bir bakarsınız ki aklınıza bir çivi gibi mıhlanan altını çizdiğiniz o cümleler hayatınızı değiştirmiş, koca bir romandan kalan altı çizili üç-beş satır size hayatın anlamını öğretmiştir. Kahraman Tazeoğlu, bu kitabında, yukarıda bahsettiğim altı çizili satırları hayatınızı değiştirecek o cümlelelere dönüştürerek, sayfalar dolusu kitaba gerek bırakmadan okumanın rahatlığını sunuyor. Tazeoğlu, bu kitabında yalnızca yayınlanmış eserlerinden değil, yeni yazmış olduğu aforizmalarından da faydalanıyor. Her biri birer 'Özlü söz' olan bu cümleler, kiminizin not defterinde, kiminizin duvarında, kiminizin de kişisel iletisinde yerini alacak ve başkalarına ulaşacak. Bu özlü sözlerin, özellikle genç kuşağın kendini ifade ettiği ama artık paylaşılmaktan yüzüne bakılmayan sosyal paylaşım sitelerindeki iletilere ve Internet dünyasına da taze kan getireceğine eminim. Benim gibi düşünenlerse bu cep boy kitabı hep yanında taşıyacak. Belki çantanızda çok yer kaplamayacak ama hayatınızda inanamayacağınız kadar büyük bir yer edeceği kesin. Zeynep Demirkaya

      Söz
      5.0
    • Yaralı. Bazı Yaralar Sardıkça Kanar

      • 320 pages
      • 12 hours of reading

      Artık hatırlanmaya değecek kadar bile kalmadın. Seni unutmak hakkım! Unutkan biri değilimdir ama sen bende hatırlanacak hiçbir şey bırakmadın. Benim unutulmuşum olmak bile güzeldir, bil. Aşk mı? Aramızda kaldı; içimizde değil. Yanlış aşkta doğru aranmaz. Ama yine de oku istiyorum. Cümlelerimde gizlenmiş duygudan ne anladığını benim nasıl yazdığım değil, senin nasıl okuduğun belirler. "Kör müydü gözlerin, nasıl göremedin" diye sordular senden sonra. Kör değildim. Ve hayatımda en çok iki kere parlamıştı gözlerim. Birincisi seni ilk gördüğüm, ikincisi giderken ardından baktığım gün. İlkinde aşkın ışığından, ikincisinde gözyaşlarımdan. O iki anın arasındaysa hep kapalıydı gözlerim. Aşkına inandığımdan. Kör değildim, sadece güvenmiştim! Bugün seni düşünmeden yaşayabilmeyi başardığım ilk gün. Hadi topla seni benden. Kalbim seni uğurluyor. Al bu yara sende kalsın. Artık beni acıtmıyor.

      Yaralı. Bazı Yaralar Sardıkça Kanar
      4.0
    • Simru

      • 256 pages
      • 9 hours of reading

      Nereden çıktın yine karşıma?Tamamlayamadığın hangi vicdansızlığın için döndün? Geçmişim olamamıştın, şimdi geleceğimde olmak için mi geldin? Artık benim için sen bir “fark etmez”sin. Fırtınada kaybolmuş bir yelkenli için rüzgârın nereden estiği önemli değildir. Geçti artık o günler… Mezarıma çiçekle gelmen, beni öldürmüş olman gerçeğini değiştirmiyor.Sessiz çığlıkları vardır kırılan kalbimizin ve onları yalnızca Allah duyar. Senin duymadığın ve hiçbir zaman duyamayacaklarından bahsediyorum. Umarım beni anlıyorsundur. Keşke biraz düşünebilseydin. Düşünmediğin için şimdi kalbin acıyor biliyor musun? Beynin düşünemediği her şeyin cezasını kalp çeker. Düşünmek beyni acıtmaz ama düşünmemek kalbi yorar.Şu hayatın bize en büyük darbesi beklediklerimizin hiçbir zaman gelmemesi, gelenlerin ise bizi hak etmemesidir. Bazı insanlar hiç başlamayan hayatlarının bitmesinden korkarlar… Neyi biriktirebilmişler ki kaybetsinler? Sen de onlardansın bana göre. Elinde avucunda hiçbir şey kalmamış ama hâlâ yitirmekten korkuyorsun. Kolların boşluğa alışmış ama benimle doldurmaya çalışıyorsun. Bitmişsin ama hiç başlamamış olduğunu anlayamamışsın. Söylenmiş sözleri duymamışsın, şimdi söylenmemişleri dinliyorsun. Göremediğin şey şuydu: Ben sana hayatımı verdim, sen onu başkasının çöpüne attın.Bana gelince… İyiyim ben. Aşkta özgürlüğün tutsaklıkla başladığını ve aynı zamanda da hayatta aşktan daha önemli şeyler olduğunu öğrendim. Mesela insan olmak…

      Simru
      4.0
    • Yalnizim Cünkü Sen Varsin

      • 224 pages
      • 8 hours of reading

      "Yarına kalmanın adıydı belki yanında kalmak. Yanındayken bile bile kaybolmak… Bundan zerre korkmamak. Şimdi onu özlemek bile içinde bir bedel taşıyor. Ruhuna dokunamadığın kanına dokunuyor."Şiirleri ve romanlarıyla kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu Yalnızım Çünkü Sen Varsın ile bu kez aşktan öteye geçiyor. Başka hayatların dokunuşlarıyla tamamlanan bir karakteri doğuran Tazeoğlu, öncesiz ve sonrasızlığını keşfedecek olan Efil'in rehberliğinde histerik bunalımlara düşen talihsiz ruhlara kendinizden daha yakın olmanızı sağlıyor.Yalnızlığımızı tek bir bedenle sınırlandırmamıza ve aşkı adadığımız kişiyle derecelendirmemize rağmen insan olarak acılarımızın benzerliğiyle aslında ne kadar da yalnız olmadığımızı göreceksiniz.

      Yalnizim Cünkü Sen Varsin
      3.9
    • Eyvallah

      • 340 pages
      • 12 hours of reading

      Yureklerin Efendisi'nden Araz, Seni Icimden Terk Ediyorum, Olu Bir Kentin Morg Alfabesi, Susacak Var, Beni Susarken Bolme eserlerindeki "aska, ruzgara, ayriliga ve zamana" karsi olan tum siirler ve siirsel denemeleri... Sesim yetismedi sana, sustum. Hayatima bir seni ekledim. Sen yoklugunla cogalirken gunlerimde, ben beceriksizce sana yurudum. Sesim yetismedi sana. Ben sana yenilmek icin sevdim seni. Hayallerime yakistigin icin sevdim. Ama artik gitme vakti. Duymadigin sesimi sana emanet ederek, acilarima yoklugunu ekleyerek ve nereye gidersem gideyim seninle kalarak gitme vakti... duam olup kalacaksin… sevdikce, cogalacaksin yoklugunla icimde. Kizma bana sitemkr yaziyorum diye... kuskunlugum inan sana degil. Soz dinletemiyorum duygularima, yuregime. Saatler seni sen gecmiyor. Selamini getirmiyor ruzgarin nefesi. Yollar yolumu sana baglamiyor. Sen birakma beni.

      Eyvallah
      3.8
    • Susacak Var

      • 320 pages
      • 12 hours of reading

      Bir ask, bir adamin bakislarinda nasil sizin olabilir? Siz ki kucuk bir kiz cocugusunuz; o aski almaya cesareti nereden bulursunuz? Diyelim ki, cesaretsizliginizin naziyla, siz ellerinizi acmadan adam aski avuclariniza birakti (icinde gozleriyle birlikte). Siz nasil tasiyabilirsiniz adama oldugu kadar aska da cocuk kalirken?Ve bir yazar ask yazmissa sayfalara, kelimeleri daha mi anlasilir okunur? Siz henuz adim atmadiginiz halde gorunen ufkunun cetrefilliginde, yollari daha mi hizli yurunur, gidilir? Ayrilikla baslayan bir sarkinin nakarata geldikce vuslata ters ilerleyen sozlerinde, muzigi daha mi kavusulacakmis gibi dinlenir?Sayfa 320Baski 2011 Destek Yayinlari

      Susacak Var
      3.0
    • Beni susarken bölme - 17. BASKI

      • 96 pages
      • 4 hours of reading

      Aramadığın yerlerde olmayı seçiyorum nedense. Karşılaşma ihtimalimizin olmadığı... olamayacağı.İlk ışıktan sağa dönüyorum hep. Senden değil, seninle karşılaşmaktan korkuyorum.Şekil değiştirmişiz biz. Ben giderken, sen gelirken değişen ne varsa bilmediğim; karşılaştığımızda bir şamar gibi inecek yüzüme sanırım.O yüzden kaçıyorum karşılaşmalardan. Korkmak değil bu.Korkudan korkmak benimkisi...ve anladım ki ayrılığa değil, ayrı kalmaya yeniliyor insan..

      Beni susarken bölme - 17. BASKI
      3.6
    • Bambaska

      • 230 pages
      • 9 hours of reading

      "Gel "biz" olalim demek kolay... Benimle "hic" olur musun?"

      Bambaska
      3.0
    • Iki Söz

      • 312 pages
      • 11 hours of reading
      Iki Söz
      3.1
    • Baska

      • 148 pages
      • 6 hours of reading

      Yavaşça ayağa kalktı. Gidiyordu işte. Ardı yapacaktı beni. Sildim göz yaşımı kalktım ayağa. Her soruyu anlama çeviren gözleriyle sustu. Bana acıyarak bakıyordu. Noktası çalınmış cümle sonum durdu öylece. "Sana birbirinden güzel yalnızlıklar biriktirdim." der gibiydi. Dudakları kıpırdadı, inler gibi, "çok çocuk kaldın aşka, kendi gölgesine basmaktan korkan..." diyebildi sadece.İşte gidiyordu. Bir daha hiç dönmeyecekti. Bir daha hiç olmayacaktı. Sadece bir "gitme" çıkabildi dudaklarımdan. Yüzüme baktı ve "artık sözlerin merheme yara olmaya başlamışsa, içimdeki seni sus, içindeki beni duy." dedi ve sırtındaki ceketimi bankın üzerine bırakarak yürümeye başladı. Son sözleri bunlar olmamalıydı! Arkasından "beni hiç almadığın hayatından böyle ucuz kovamazsın!" diye bağırdım. Geriye döndü ve "davet edilmediğin yerden kovulmazsın." dedi. Son sözüydü. Gitti...

      Baska
      2.8
    • Kayip Yüzyilin Prensesi

      • 144 pages
      • 6 hours of reading

      Sen bana neleri öğrettiğini biliyor musun?İnsanın terk edildiğinde değil, unutulduğunda yalnızlaştığını ve unutulmanın insanoğluna verilmiş en büyük ceza olduğunu. insanı asıl yalnızlaştıranın, uzağındayken unutulmak değil, yakınındayken hatırlanmamak olduğunu.Sen bana neleri öğrettiğini biliyor musun?Başkalarının gözlerindeki ışığı görebilmemiz için, önce kendi gözlerimizdeki karanlığı aydınlatmamız gerektiğini. Ön yargıların insan ruhunun felçli yanı olduğunu. En çok önyargı sahibi insanların, "benim kesinlikle önyargılarım yoktur!" diyen insanlar olduğunu. yanılgı, yenilgi ve pişmanlık doğurduğunu. özgün düşünceye pranga vurduğunu. insanın kendinden ne kadar eminse, yanılmaya da o kadar yatkın olduğunu ve insanları yargılamanın, onları sevmeye engel olduğunu.Ama en çok; insanın, tanrının kendisine bahşettiği mükemmelliği bozmayacak kadar mükemmel olmadığını öğrettin.Rüyalarında ve masallarında başka başka hayal dünyalarının tadını çıkaranlar, bunun bedelini uyandıklarında hala aynı dünyada olmanın tahammül edilemez hafifliği ile öder.Teşekkürler Darcy.Prensesliğimi, bana kendi masalımdan anlattığın için.

      Kayip Yüzyilin Prensesi
      2.9
    • Allah'a Emanet Ol

      • 136 pages
      • 5 hours of reading

      Allah'a emanet edilmek, Yaradan'ın rahmet yağmuruna şemsiyesiz bırakılmak, onun vereceği derde de, kedere de, ihlasa da, sınava da, huzura da layık olunabilecek sıfatta olmak demekti. Biri sende bu sıfatı görebilmişse, sen o sıfatta görülmüş olmanın hakkını vereceksin, tefekkür edeceksin, Rabb'ine teslim olacaksın. Biri seni Allah'a emanet etmişse seni görmeden ölmez. Biri seni Allah'a emanet etmişse kimse seni çalamaz. Bir insanın emanet edileceği en güvenli yer arşıâlâdır. Biri Allah'a emanet edildiğinde eksiksiz ve bozulmadan, bırakıldığı gibi geri alınır. Zeynep, giderken onu inandığı güce emanet etmişti. Furkan'ı hayatta tutan şey de işte bu oldu.(Tanıtım Bülteninden)

      Allah'a Emanet Ol
      3.5
    • siz hiç başkasını öldürerek intihar ettiniz mi?hemen yarın birini sevin; çok sevin.onu canınızın öbür tarafı yapın.mesela, sevdiğiniz geceye ağladığında karanlık üstünüzeyapışacak olsun ıslak ıslak.iki kişilik doyun acıktığınızda...ve bir zaman sonra içinizdeki "o",size acı vermeye başlasın ve ne zamanonu içinizden söküp atmak içinbir hamle yapsanız, kendinizi parçalıyormuş gibi olun.daha sonra yenilin ve canınızın öbür yarısı olanbu varlığı, içinizde öldürmeye karar verinşunu da sakın unutmayın,onu öldürmek kendinizi de öldürmeniz demektir.insanın kendisini öldürmesine intihar diyorlar.ama siz bunu, o'nu öldürmek adına yapın ve"seni intihar ettim" diye haykırın...o zaman hem katil, hem ceset, hem de şair olur,"seni içimden terk ediyorum" adlı bir kitap yazarsınız

      Seni İçimden Terk Ediyorum - 24. Baskı
      3.5
    • Askla Kal

      • 312 pages
      • 11 hours of reading

      İnsan olmaktan yorulur bazen insan. Hayat yorar, aşk yorar, yalnızlık yorar, kalabalık yorar, gelen yorar, giden yorar... Sana sunulan hiçbir şeye alışma bu yüzden. Terk edenler yorar... Daha az güvenmeye, daha az sevmeye ve daha az inanmaya tecrübe diyorlar. Ama bu tecrübe değil, tecrübeyi doğru kullanamamaktır. Daha az güvenmek, güven sorunu yaratır. Gerektiği kadar güvenmelisin. Daha az sevmek yalnızlığı getirir. Hak ettiği kadar sevmelisin. Daha az inanmak inancını zedeler. Neye ne kadar inanman gerek, onu bilmelisin.İnsanlar terk edilerek terk etmeyi, aldanarak aldatmayı öğreniyorlar. Oysa terk edilen sadakati, aldatılan dürüstlüğü öğrenmelidir. Hayatın getirdiği sevinç ve mutlulukları nasıl kabul ediyorsak, onun sunacağı kederleri de aynı olgunlukla kabul etmeliyiz. Bu dünya bir imtihan dünyası. Kaderimize yazılan her keder, dayanma, sabretme ve inanma gücümüzü sınar. Yıkılmış, aldanmış, incinmiş, kırılmış olabilirsin. Umutların tükenmiş de olabilir. Bu kaderindir. Kader seni sürekli dener. Cevabını bilmediğini sandığın bir soru gibi gelir. Oysa Rabb'in o sorunun cevabını çoktan vermiştir. Ve onun senin durumundakilere verdiği en iyi cevap gece-gündüz ilişkisidir. Geceyi ve gündüzü düşün şimdi. Ve şunu: Her yeni gün, bitmiş bir gecenin ardından başlar ve şahitlik ettiğimiz bitişler, göremediğimiz nelerin başlangıcıdır kim bilir...(Tanıtım Bülteninden)

      Askla Kal
      3.3
    • Mor

      • 216 pages
      • 8 hours of reading

      Zordur sadakat; gerçekten sevmeyince insan...Kimi seviyorsan kalbinin ülkesi orası oluyor. Sonra bir gün gözlerine bir bakıyorsun; orada yoksun! Onunla kaybettiğini onsuz nasıl bulacağını bile öğretmeden gidiyor. "Aşkın sağ olsun" diyemiyorsun. Koca bir orman yanıyor içinde ama bir tek sen kül oluyorsun. Sadece bir insanı değil kirpiklerinden hayata tutunduğun bir aşkı kaybediyorsun. Ağlıyorsun. Kimi gözyaşları yanağını ıslatırken geçmişini temizler. Temizleniyorsun. Kendini, doğuma iki canla girip yapayalnız çıkan bir anne gibi hissediyorsun. Sana ait olanı doğururken kaybediyorsun. Ama hiçbir zaman onu içinde öldüremiyorsun. Kalbinden çıkaramadığını kabrine kadar götürüyorsun. Zaten o içimizde öldüremediklerimiz değil midir bizi sevmediklerimizle yaşamaya mahkûm eden?İnsan yalnızca mutlu olduğu zaman dilimine hayat diyor... Gerisi yaşamaya çalışmak. Unutma! Hayal ettiğin kadar hayal, gerçekleştirebildiğin kadar gerçeksindir. Bazı şeyleri değiştirebilmek içinse bildik acıları yeniden yaşaman gerekir. Ve kimsenin mutsuzluğu hayatı kadar uzun sürmemelidir.

      Mor
      3.0
    • Bukre

      • 304 pages
      • 11 hours of reading

      Güzellik, bakmayı bilen gözdedir sevgilim. Artık kendime layık olanı seçebiliyorum sayende. Bir insanın gözlerine bakıp, kalbini görebiliyorum her seferinde. Eskisi gibi değilim. Neden mi senden çok daha öndeyim? Herkesin dünyası kendi gördüğü kadardır sevgilim. Sen önüne bakarken, ben uzakları ezberledim. Sen olup bitenlerle ilgilenirken, ben olmayanın izindeydim. Çivi çiviyi sökermiş, yalnızlığı kanatan hüzünlü şarkılar, yalnızlığa iyi gelirmiş. İşte ben bu şekilde hayata karşı direndim. Keşke bana akıl vereceğine, aklımı alacak kadar beni sevseydin. Ben, bir çocukluk edip büyüdüm işte! Sen büyümüşsün ama doğmamışsın bile. Ben, senin doğrundum sevgili. Ötekiler gelip geçerdi. Sen doğru olanı değil, geçerli olanı seçtin. Terk etmek kazanan olmaya yeter zannettin. Bana, bir veba busesi bırakıp gittin; bak şimdi yerini başkaları aldı. Bu aşkın vebası sende, busesi bende kaldı. Seçtiğin yolda sana mutluluklar diliyorum. Unutmak alışmaktır. Unutursun demiyorum… Ama alışacaksın biliyorum.

      Bukre
      2.8
    • Araz

      • 192 pages
      • 7 hours of reading
      Araz